MUHTEMEL BİR GELECEK İÇİN ASLOLAN GELECEĞİ ISKALAMAK

Eğer başı-örtülü iseniz ve bir gelecek kaygısı taşıyorsanız işiniz biraz zor.
Ama çaresiz değilsiniz. Muhtemelen şehrinizde veya ilçenizde FEM veya benzeri bir dershane vardır ve bu konuda oldukça rahat davranırlar.
Hizmet gayesi ile başınızı açabileceğinizi, durumu idare edebileceklerini, Allah’ın rahmet sahibi olduğunu, affedici olduğunu ve hatta başı örtmenin de furuat’tan ibaret olduğunu ifade ederler.
Artık sizde gönül rahatlığı ile başınızı açar, derslere katılır, durumu kurtarmanın hazzı ile daha bir şevkle hizmete bağlanırsınız.
…
Ama gelecek kaygısı yakanızı bırakmaz. Dershane biter, ÖSS sınavı… Onu geçersiniz Üniversite… Onu geçersiniz memuriyet ve hatta özel sektörde bile hizmet kaygısı ile başınızı açabilirsiniz. Vakıa, öyle olmuştur.
Başörtüsü, kamusal alanda farz, evde serbesttir. Başörtüsü ev harici her yerde farzdır fakat şimdilerde sadece evde başörtüsü bağlanmaya başlandı. Devran tersine döndü yani.
Hizmet adına, Türkiye gerçekleri adına, yasakların gücü adına maalesef bu durum doğal kabul edilmeye başlandı.
Yamul(t)maya gerek yok. Başı örtmek mü’min hanımlara farz. Açabilirsiniz elbette. Bunu belli nedenlere de bağlayabilirsiniz. Bu, insan olmanın verdiği bir hak; hata yapma, günah işleme hakkı yani.
Fakat hata’yı doğallaştırmamak gerekiyor. Örtünme şartını Hz. Rahman koydu ve kimse bunu kendince sebeplerle kaldıramaz. Hele muhtemel gelecek kaygıları bir farzı yok saymaya götüremez insanı. Bu işin sonunda ölüm yok. Ölüm aşamasında domuz eti yemeye benzemez bu iş.
1 yıl sonra Üniversite’ye girmek, 5 yıl sonra doktor olmak, 35 yıl sonra emekli olmak… hepsi muhtemel gelecekler arasındadır. Fakat hangi muhtemel gelecek aslolan geleceği ıskalamamıza neden olabilir ki?
…
Olay bu kadar basit değil biliyorum. Dert, sıkıntı ve hüzün, gelecek kaygısı nedeni ile aç kapa artema’ya dönüşenlerle sınırlı değil.
Üslubumun keskinliğini bağışlayın, reddedici bir tavrım yok aslında.
Elbette herkesin bir nedeni var. Fakat hiçbir neden günah’ı bir gelecek endişesi ile normal göstermenin vebalini kaldıramaz.
---
Ve not; Girişte ki SÖZDE Başörtülü bayanın resmi tamamen başa geçirilme amacı ile birebir aynıdır. Yani dikkat çekme, bakışı üstüne çekme, ilgilendirme vs vs...
O başörtüyü veya benzerlerini takanlar ne için takıyorlarsa bende o yüzden resmi buraya aldım. Tabi HARAM - HELAL meselesi ayrı bir meseledir ve benim o resmi buraya almam ile bir bayanın başına geçirmesi aynı değildir.
İroniyi anlayana bravo...
Vesselam
Yorum yaz!:: Arkadaşına Gönder!
Yazan: birgaribseyyah Konu: Resime ilişkin Tarih: 2006-08-27 14:31:35 Bu resimdeki bayan başörtüyü tamamen reklam amacı ile takıyor...
Yani bir çıkarı var,bir resim çektirecek ve bunun karşılığında para alacak...
Reklam ettiği şey başörtüsü...Aslında dikkatlerden uzak olması gereken örtüyü dikkatler önüne sunuyor... Tabiri caiz mi hocam, bilemem ama sır perdesinden( maksadından çıkmış örtüden) pazarlık yapıyor...
Bilmem kaç uçu pis bir pazarlık...
Hem sadece bayanlara pazarlanmıyor bu kıyafetler... Dindar olsun dindar olmasın tüm erkelerin beğenisine de pazarlanıyor... Dindar! erkelerimiz bu pazarlıktan nasiplerini fikirlerini ve seçimlerini şekillendirerek alıyorlar... Nasıl mı? Allah'ın koyduğu tesettür kaidelerini demode bularak, o tesettürü beğenmeyerek, ki onlar tesettürün maksadının beğenilmek olmadığını unutmuşlar... Çok uzaklara gitmeye gerek yok herkes kendi penceresini bayan olsun erkek olsun,bir aralasın baksın bakalım bu pazarlıktan neler almışız...
Yalnız pazarladığı şey sadece resim değil...Yeni bir imaj...Sanırım herkes satın almış bu imajı... Çünkü sokalarda bunlardan çok var... Piyasa malı olmuş bile çoktan, hatta artık demode oldu, yenileri geldi bu sonbahar kraasyonuna...
Bu resim modern çağda bir müslüman bayan nasıl giyinmeliyi pazarlıyor aynı zamanda...Nasıl olmalı;
"Az makyajdan günaha olmaz canım kadın dediğin süslü olur hani,kaşları alacaksın ne öyle çirkin çirkin vs..vs..."
Gerçi bu bayan pazarlamıyor, onu böyle giydirip onu seçenler pazarlıyor...
Çünkü eskiden tesettür kıyafetleri reklam edilirse , bunu giymiş bir robot manken üzerinde gösteriliyordu,şimdi ne oldu , ne oldu bu firmalara ki boy boy canlı ,kanlı mankenleri giydiriyorlar... Neden ? Bunun altında böyle olun, olmalısınız yokta ne var ?
Ana konuya dönersek, yazıya hak vermemek mümkün değil...
Biz anlatan kişinin dilinden anladığımız için bir problem yaşamıyoruz okurken.Diyeceğim o ki, bu yazıyı başkaları da okuyordur,öyleyse kelimeler daha özenli seçilmelidir... Sanırım bu yazı biraz aceleye gelmiş... Anlatmak istediğini anlatmış elbette, kastım bu değildir. Eğer bu sizin kaleminizden çıkan bir şeyse ki yazı yazıyorsunuz ,bunlarda yayınlanıyor, disipline edilmelidir yazılar...
Ben zamanla daha disiplinli yazılarınızın olacağına eminim...
Yeni yazılarda görüşme umudu ile...
Dip not: Şunu da belirtmeden geçmeyin tesettüre ilişkin, şekil her şey değil elbette, gönüllerde tesettüre girmeli...
Şekli var içi kof olmaktan yani bu munafıklıktan rabbim bizleri koruya ...
Bu site'de neler var?


